24 Ekim 2011 Pazartesi

İmitasyon Aşklar Durağı

Ben karşıdaydım hep, geceleri bu tarafta ama aslında hep karşıdaydım. Ellerim ve gözlerim karşıdaydı. Görmediniz mi onları?
Saçma sapan kavgalarım kaldı karşıda, hiç bu tarafa taşımadım. Küpelerim, giysilerim hep karşıda işte, bi sağınıza solunuza baksanız görürsünüz.

Tren raylarına fikirlerim takıldı, otobüs duraklarına düştü neşelerim, hiç görmediniz mi yahu?
Sarı kazağımın kollarına sildim sümüklerimi ağlarken, hani vapura binerken akmasınlar da benimle gelmesinler bu tarafa diye.
Ben hep bir yanımı bıraktım geçerken bu tarafa, bıraktım ki almaya gelebileyim, bir sebebim olsun diye.

İki kıta diyorum yahu, bölünmüş bir denizle, anlamak ne mümkün!
Neyimiz tamdı ki bir şeyimiz eksik olmasın? Ben fıstık almayı unuturdum hep, o ise meyve suyunu.. Bir türlü içemedik şu zıkkımı ağız tadıyla.
Kızdım işte dün gece, geçme dediği karanlık parktan yürüdüm ellerim cebimde. Bir de merdivenden çıkmamı tembihlerdi hep, şu sakatlar için yapılan dönemeçli rampaların köşeleri tehlikeli olurmuş, inadıma çıktım oradan. 'Al işte ölmedim, sağ salim evimdeyim!'. Ve ben yine karşıdan geliyordum dün gece. Çünkü karşıda hava daha güzeldi, ekmeklerin köşelerini kemirdik kahkahalar eşliğinde, yine çok eğleniyorduk.

Tahterevallilerin tepelerinde çikolatalar asılıydı sizin tarafta, burada çocuklar parklara bile giremiyordu.
Ben karşıyı hep daha çok sevdim, çekirdekleri daha bir güzel sanki. Sakızları bile bambaşka, sanki aşkları bile daha eğlenceli. Sanki deniz daha bir keyiflidir karşıdan, ne bileyim işte, hele o sekizası yok mu, eve götürür seni ne olduğunu anlamadan.

Bir gitmedir ki durdurulamayan, susturulamayan. İçini dövse insan belki edeplenir, lakin öyle kolay da değil ki. Hiç evi olmamış, nereye giderse gitsin evi olmayacak insanların serzenişidir bu, ömrün sonu gelir de gitmeleri bitmez.
Bu gitmeler karşıdan başlar işte, önce karşıdan atılırsın, sonra da hiç bir yere sığamazsın. Karşıya geçmişliğiniz var mı?

Ece'11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder