31 Ağustos 2011 Çarşamba

Didakmamatik

Yirmi bir kere deneyip anca yakabildiysen ateşi, çakmağı tekrar çantana atma mesela. O ayakkabıları ayağını acıttığı halde giyme, ver. Başkası mutlu olur belki.
Birlikteyken övünerek anlattığın özelliklerini yermeye kalkma ayrıldıktan sonra, bu seni acılı bir aşıktan ziyade tutarsız yapar. 

Klişe olmaktan korkup yaprakları ezmeden yürümeye çalışma sonbaharda, çıtırtı sesini duymadan kış gelirse vay haline.
Bir kişi için büyük; iki kişi içinse küçük bir yatağın olsun senin, arada bir çoğal ve sıkılınca azal o yatakta. Eskittiğin anılarını altında sakla.
Kardeşinin liseye girmesi senin için önemli olsun, onunla birlikte heyecanlan, başarısız olursa onunla ağla. 

Bazen bi'şeyleri çok özle, demleme çayı mesela, öyle özle ki ona kavuştuğunda çöplerini bile çiğneyeceğini hayal et.
Bilmediğin bir dilde şarkı dinle zaman zaman, öyle bir işlesin ki içine o dili öğren üç beş vakte.

Mesela gözlerinin içine bile bakmaya izninin olmadığı biriyle gelecek planları kur, öyle detaylıca düşün ki öylece uyuya kal. Rüyana bile girsin hayallerin ve uyanınca anla ki sen sonsuza dek yalnızsın, öyle acıt canını bile bile.
İntihar planları kur mesela arada bir, tüm detaylarıyla hem de. Sonra üzül kendine "ben ölürsem ne yaparım, kendime çok üzülürüm" diye avut kalbini, nasıl ödlek olduğunu hatırlat.
Üzül bazen saçma sapan şeylere, İspanya'nın nasıl da Fransa'yla Portekiz'in arasında sıkışıp kalmış olduğuna mesela. Sonra bi çözüm bul buna, öyle ki; bi kesik at ülkenin kenarından bisturiyle, üğüm üğüm taşsın dünyaya insanları.
Kırılır diye yatakta zıplamaktan; kirlenir diye beyaz tişörtünü giymekten; biter diye pahalı parfümünü kullanmaktan; mikropludur diye çamurla oynamaktan; üzülür diye birini terk etmekten korkma mesela.
Kestiğin tırnaklarına bile sahip çık, say onları çöpe atmadan önce tam mı diye. Ya da hatıralarına: Atma eski fotoğrafları biri görür  diye, elden geçir arada bir yaksa bile seni.
Kapıyı tamamen sessizce kapatabilme denemeleri yap bazen mesela. Kendini geliştirdiğinde evden kaç gecenin bi yarısı en azından bir kere ahir ömründe.
Sineklerin bacağında yürüyüş yapmalarını izle mesela, dayanabildiğin yere kadar dayan.
Ağla bir de yumruklarını ağzına tıkayarak, gözlerin çizgi gibi kalsın.
Mesela en sonunda mutlu olacağın gibi yaşa; önünde ilik gibi rakın olsun, boğazı izle Safiye Ayla dinlerken.
Şimdi sus ama, sakın ağzını açma.
Ece'11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder