2 Nisan 2011 Cumartesi

Güle Güle Hamlet

Kolay değil bir ruhu kaybettim ben. Ağır yaralıydı zaten, kurtaramadım. Önce derin bir nefes aldım ve üfledim gökyüzüne. Kekremsi bir tat kaldı damağımda en son, sonrası.. Bembeyaz ve simsiyah bir boşluk. İçerim soğuk ve yağmurlu, içerim hissiz. Geçmişim yok, geleceğim meçhul.
Her gün bir parçam eksiliyor, her an yok olmaya bir adım atıyorum. Hiç bir yere ait olamamak.. Beklemek ölüm, umut etmek müebbet. İçimdeki çığlıklar delirtecek beni, söylüyorum işte dinleyin; ben artık yazmak değil konuşmak istiyorum! Ellerin hep katlime hazır tıpkı bir avcı misali. Beni alıp ormana götürüyorsun ama tek hamlede öldürmek yerine o ıssızlığın içinde terk edip gidiyorsun.
Beynim avucumda, çitilemeye başladım. Arada elime büyük parçalar geliyor. Mesela birinde parktalar bir kadınla bir adam, ellerinde şarap kadehleri, tepelerinde bir şemsiye soğuğa aldırmadan titreyerek şaraplarını yudumluyorlar. Adamın elleri soğuk ve yağmurlu.. Devam ediyorum yıkamaya; bir başkasında yine aynı kadınla adam kaldıkları evin mutfağında sessizce birbirilerine aşklarını fısıldıyorlar. Adamın gözleri soğuk.Vurarak parçalayacağım beynimi, her şey bitti.
Ben şimdi son bir kez ölmeye hazırlanıyorum. İlk hançeri sapladım göğsüme kanıyorum ılık ılık, yağmura karışıp gidiyor. Her yerim kırık dökük, dayak yemiş gibi. Yüreğime yağmur çamur değmemişti halbuki ama değecek, leş gibi bir ruh kalacak tüm bunların sonunda, kendimi mahvedeceğim.
Bildiğin bir şarkıyı söylemek kadar olağan; doksan yaşına gelmiş bir ninenin ölümü kadar beklenen; ihtilal sonrası kelepçeye kollarını uzatıp teslim olan devrimci kadar mağrurdu benim sevdam. Şimdi hırçın, edepsiz, merhametsiz. Serzenemedim bile doya doya; bir 'neden'i bile çok gördüm kendime. Ve hazırım içimdeki sonsuz boşluğa, irinimi akıtmanın vaktidir.
Bugün günlerden hiç. Ben yokum. Sen zaten olmadın.
Ece'11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder