19 Ocak 2011 Çarşamba

Öptüm, Paramparçaydı

Kaç asır geçti sensiz? Belki az önceydi gidişin. Kim bilir belki göz açıp kapayana kadar sürdü sensizliğim, sessizliğim, haykırışım, ölüşüm, dirilişim. En son ne zaman öptüm seni kokunu ciğerlerime çekerek? Dudaklarım paramparça, dudaklarım ıssız. Aşk mı aradığım? Sen mi yoksa? Fark eder mi? En son nerede tutmuştum elini? 
Kor halde eriyik bir metal üzerine soğuk su dökülürse derhal katılaşır; işte bu benim tabiatımdır. Öyle umurumda değil ki, biri beni sevmiş-sevmemiş, konuşmuş-konuşmamış, varmış-yokmuş.. Hepsi öyle değersiz ki. Gülmeyin, biliyorum; yalnızlığımı ilmek ilmek itina ile örüyorum.
Basiretsiz bir geceye doğuyorum nihayet.
Bana acımak kolay değil, böyle bir arzum da yok neyseki. Kısmetten değil, nispetten yaşıyorum. Evet, bazen korkuyorum, ürküyorum karanlığımda boğulmaktan. Sakın ha ışığı açma! Ben sonuna dek gitmeyi isterim.
Hiç tanımadım ellerini bana yadigar bırakan kadını. Hiç yaslayamadım başımı göğsüne, sızlanıp gecenin bir yarısı süt ısıtmasını isteyemedim. Dayakta yiyemedim ondan yaramazlık yaptığım için. Ve hiç sevmedim ellerimi, vicdansızca.
Kancık İstanbul, gideceğimi hissetti yine kur yapıyor bana, henüz tüketemediği yanlarımı keşfetmek üzere.. Onları da almadan bırakmayacak.
Cesetler geçiyor gözümün önünden, cesetler çağırıyor durmadan. Henüz yalnızca dinliyorlar, henüz konuşmadılar.
Mahallenin itilip kakılan çocuğuyum ben. Hiç bir oyuna alınmayan, dışarı çıktığında eve kaçılan, mızmızcılık eden ve sonsuza dek kötü hatırlanacak olan.
Bu gece yine öleceğim, sıradan olacak bu kez.. Belki biraz ağlarım bu sefer, hatta canım bile acıyabilir.
Yüreğim kulaklarımda atıyor. Sanki çok az kalmış uçmama, bunun heyecanı ile kasıp kavruluyorum adeta, öylesine bir ürperti var içerimde. 
Güzel bir dansa kaptırmışım kendimi, sen var mısın yok musun ayırt etmek hayli zor. Kokun çalınıyor burnuma, hem güzel ağzında hemen karşımda duruyor. Hatta yumuşacık tenin avuçlarımın içinde. Bağırma sevgilim, yoksun hala korkma, esir değiliz artık birbirimize.
Özgürlük, paketini açmak üzere olduğumuz bir hediye paketi kadar heyecanlandırıyor bizi. Elimizde onunla koşup kaçıyoruz ardımıza bakmadan. Ve yollarımız nihayet ayrılıyor birbirinden. Güneş bir kaç adım ötemizde.
Ece'11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder