28 Ocak 2011 Cuma

Lâl

Çocukluğum ölmüştü zifiri gecelerde, bir ben kalmıştım ellerim hatırasızlıkla dolu ve kocaman. 
Çocukluğuma doyamamıştım, her gece kana kana içiyordum masalları. Hüzünlü bir keman sesinde kilitlendim hep, gamlandım dur durak bilmeden. Birden aklıma eserdi gülüşlerimiz, gözümden yaşlar süzülürdü izin almaksızın. Kızardım gözyaşlarıma ama çaresizce durduramazdım bir türlü.
Bir çektim havayı içime sonra bir de üfledim, sanki her şey o kadarcıktı, ötesiz ve berisizdi tüm yaşananlar. Balkona çıkıp bas bas bağıran şu teyze gibi şirret, cebinde beş parasızken gittiğinde veresiye olmayacağını söyleyen bakkal amca gibi huysuz idi belli ki ama ben yine de sevdim ömrümü. Yakınmak aklıma bile gelmedi, halbuki sıcaklığıyla ağzımı yakan çaya bile söylenirdim küçükken lakin dedim ya; çocukluğum ölmüştü zifiri gecelerde..
Çırılçıplak kalmıştım bir dolunay vakti gözlerinin önünde, yavaş yavaş soymuştun beni; anlatmıştım tüm bildiklerimi, bilirdin ne ketum olduğumu. Sırılsıklam güvenmiştim işte sana, üstümde ne varsa çıkarmana izin vermiştim. Ay karardı o gece, dipsiz kuyular gibi göz gözü görmüyordu. Yine göremedin beni, sanki yalnızlığın Meryem Ana'sı idim, kimse bozamazdı ıssızlığımı.
Mümkün değil, gölgeme bile sırlarımı veremem bundan böyle, güvenemem hiç bir şeye ve kimseye. Kafaları ve düşünceleri mengeneye sıkışmış insanların basiretsiz fikirlerinden sıyrılmak için koşuyorum bunca yolu, nedensiz değil kaçışlarım. Her sükunet gizli bir hazineyi çağrıştırıyor zihnimde; sanki biliyorum tüm gizli saklıları, susup hatırlamaya çalışıyorum günlerce. Beynim geleceğimi doğuruyor sonunda, kendimden emin atılıyorum sokaklara.
Hep taze kalabilmek mümkün olsaydı bu ancak baharın havasını ciğerlerinde hapsetmek ile mümkün olurdu. İşte şimdi benimde hayalim çiçeklerin birbirilerini kokladığı, meşk ettiği o mevsime ulaşmak, bir kuş gibi kanat çırpmak özgürlüğe.
Görmek yanlıştı gözlerimi çıkarıp attım, konuşmak yasaktı kesip attım dilimi, dinlemek gereksizdi tıkadım kulaklarımı, hiç biri de üzmedi beni. En acısı ise dokunamamaktı. Dokunmak imkansızdı çünkü ve yüzemedim derimi.
Ece'11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder