19 Aralık 2010 Pazar

Yeşil Rugan Mont

Annesi saçlarını kısacık kestirmiş bitlendi diye, ıslatıp jölelemeden asla sokağa çıkmıyor, kadın olduğunun yeni yeni farkına varıyor çünkü -ki başına bela olan sinüzit ağrıları o günlerden kalma. Önlüğü de bir tuhaf, modeli diğerlerine hiç benzemiyor, annesi dikmiş olacak. Çantasının iki kolunu takmıyor asla, böyle olunca kendini abla sanıyor. Ne bulduysa atmış zaten içine, babasından işittiği azarın haddi hesabı yok bu sebepten ama iplemiyor -ki bazen nefesini kesen kulunç ağrıları da yine o günlerin eseri. Sıska bacaklarına beyaz pamuklu çorap giymiş, takoz gibi ayakkabıları ayağında, cart yeşil rugan montuyla okuluna yürüyor her sabahki gibi. Öyle yapayalnız bir ömür ona biçilen, daha o günlerden belli.
Büyüdü tabi zamanla, ait olmadığı yerlerde bulunmaktan keyif alan gamlı bir baykuş oldu. Etrafında kimse olmadığında erkekler tuvaletlerini kullanıyor mesela, bir penisi olsaydı nasıl olurdu diye düşünmekten kendini alamıyor. Kendini güçlü sanıyor ama en ufak esintilerde sarsılıveriyor köklerinden. Bazı geceler yalnızlığına, ağlayacağı bir omuz olmamasına ağlıyor, bir omuz olduğundaysa yalnız kalamadığına. Bardağın dolu tarafını gör diye tembihlediler onu yıllarca, o yüzden hep üstten bakıyor bardağa, çünkü yandan baktığında gerçekle yüzyüze kalıyor. Bazı günler tenha sokaklarda dolaşıyor, sümüğü akan pis saçlı çocukları izliyor. Öyle basiretsiz ki, bazen aynaya baktığında kendisini göremiyor, evine bile ait değilmiş gibi hissediyor, sanki o ev başkalarına daha çok yakışır diye düşünüyor. Değişiklikten ölesiye korkuyor, yeni bir çorap almak bile zulüm sanki. Eve giriş-çıkış saatleri sekteye uğrar, hayat düzeni olağanın dışına çıkar diye olacak; aşık olmayı bile beceremiyor, herkesi reddediyor.
Hiçbir şey olmayı bu kadar kabullendiğinden midir yoksa acıtan bir yanı olduğundan mıdır bilinmez ama severim onu, bazen parka gidip salıncaklara binmek ister, bazen süslü püslü balonlardan ister küçükken babasının bir türlü almadığı. Tutar elinden götürürüm istediği yerlere, alırım dilediği şeyleri. Bir köşede ağlarken gördüğünde sakın ilişme ona zehirlidir.
Ece'10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder