19 Aralık 2010 Pazar

Sonu Var

Sadece ağzımı oynatmışım bugüne kadar halbuki ben hep konuşuyorum, anlatıyorum sanıyordum. Bazen gülüp geçselerde arada dinlerler veya en azından söz uçar yazı kalır diyordum. Ben mutlu olmak için insanları seviyordum boş zamanlarımda, başlarını okşayıp uzun uzun anlıyordum onları..
Tırnaklarımı duvara sürtüyorum, limon dilimleyip atıyorum ağzıma sürekli ta ki dilimin üstü uyuşana kadar, sonra bileklerimi kesip dikiyorum, ölüp ölüp tam kurtuldum derken geri geliyorum. Fiziksel intiharlar bittikten sonra manen öldürmeye başlıyorum kendimi; yeni çıkan sivilcelerimi patlatmama kararı alıyorum, söylemediğim şeyleri söylemiş gibi yapıp milletin suçlarını üstleniyorum, sırt çeviriyorum herkese.. 
Sözlerini anlamadığım bir şarkıya dönüşüyor git gide hayatım, bir şeyler oluyor ama ben bi' haberim. Falımda yollar çıkar ve ben hep giderim uzun yollara, yine gideceğim fakat bu kez başka; yok olurcasına, tozum kalmamacasına, bir ümidim olmadan burnumun dikine, soğuktan donmaya, sıcaktan erimeye, çalışırken tükenmeye.. Bana müstahak olan şeyleri yaşamaya daha doğrusu olmayanları yaşamamaya gideceğim. Vuslatsız, hasretsiz bomboş hünsa bi hayat; fare düşse kafası yarılır! 
Tek başına bir şehir benim yaşadığım, sis çökmüş kıyılarına hiç kalkmamacasına, bir hüzün oturmuş meydanlarına; kimse konuşmuyor, tebessüm etmiyor, sadece nefes alıp veriyor, zaman dolduruyor. Bir ben varım çabalayan ama nafile, ağzımı açtığımda karanlık bir duman kümesi çıkıyor dışarı yalnızca.. Bilirim evvelden beri ezeli olmadığımı, burnumu oynatınca çoraplarımın kucağıma gelmeyeceğini, umarsızca sevilmeyeceğimi, açılan kucakların her an kapanmaya meyilli olduğunu. Gel gör ki Pandora'nın kutusu mahvetti beni, zamanında kapanabilseydi eğer..
Bahçesinde hanımeli açan bir evdi benim de hayalim; tıpkı şair gibi. Torunlarıma börekler yapacaktım, onları annelerinin dayaklarından koruyacaktım. Bastonuma dayanıp sokakta oynayan çocuklara nasihatler verecektim ve belki de uykumda huzur içinde ölecektim. Gel gör ki bana münasip görülen bu değilmiş. Kırmızı halılar serilmiş, fermanım verilmiş. Sağlıcakla kalınız.
Ece'10   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder