23 Ağustos 2010 Pazartesi

Yadırgadım Kimi Zaman

Aşkın başkentinde yağmur yağıyor. Seni unuttum sanacaksın, belki unutacağım, sanacaksın ki başka tenlere dokundum, kim bilir belki dokunacağım. Var sen nasıl istersen öyle bil, bendeki sen bi başımayken dahi beni tüm kötülüklerden koruyor.
Neler öğreniyor insan, kimi zaman onca insan arasında ıssız, kimi zaman adını ezbere bildiği bir kafede yalnızken bile yanında sevdikleri varmış gibi. Yalnızlıkta bir ben daha çıktı meydana, çok cesur.  
Herkes bir rahimden çıkıyor, herkes bir kadından salınıyor dünyaya ve güya bu dünya hepimizin. Fakat bir şey var; her zaman yaşadığından farklı bir yere adapte olamıyorsun çoğu zaman, sadece farklı dili konuşmandan kaynaklanmıyor, apayrı gözlerle bakıyorsun çevrene ve aynı şeyi görmen neredeyse imkansız. Zaman zaman sağlıcakla kalmak bile altın değerinde geliyor insana. Yol iz bilmeden yürüdüğün ve gördüğün her yer tamamen muamma. Sonra zamanla alışıyorsun bastığın yerlere ve oradan da kaçmak istiyorsun en nihayetinde. Bir ışık yanıyor beyninde, “hiç biri yetmeyecek bana, belki de dünyayı dolaşmalıyım” diye düşünüyorsun ve yeni rotalar ekliyorsun defterine.
Gökyüzünde süzülmekte çok güzel, rayların üzerinde tıngır mıngır ilerlemekte ve tabanların isyan bayrağını çekene kadar yürümekte. Aradığım bir şey var, ne olduğunu kestiremediğim, bulduğumda öğreneceğim, aramaya devam edeceğim.
Ece’10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder