23 Ağustos 2010 Pazartesi

Gece V

Gözlerinde korku aradı aynaya baktığında, en azından bir parça hüzün.. Dün akşam yaşadıkları öylesine irite ediyordu ki Gece’yi.. Ama sadece o kadar. Bir erkeği reddetmiş olmak egosunu şişirmişti, şeytanca gülümsüyordu aksine. Tek bir hücresi dahi uyanmamıştı ona dokunduğunda, nasıl çıkabilirim bu işin içinden diye düşünüyordu çünkü o sırada. Nitekim becerdi de sıyrılmayı.. Ne yazık ki programına göre bir gün daha katlanmak zorundaydı bu adama. Sevişmenin ne büyük maharet olduğunu anladı aslında, rastgele yapılamayacak kadar değerli.. Yolculuğa çıktığından beri bin bir türlü insanla karşılaştı. Bir takım zorluklar atlattı, gittikçe büyüyordu cesareti. Kimi zaman korkup vazgeçmeyi düşünmedi değil ama kırılmadı işte.. Kendini sevmeye başlıyordu yavaş yavaş. Yüreğine gömdüklerinden af diliyordu bazen, onca güzellik görmüştü ve hiçbirini onlarla paylaşamamıştı. Yolculuğun yarısı geçmişti bile, nasıl olduğunu anlamadan. Velhasıl öğreniyordu işte bir şeyler. Geri dönmeyi istediği zamanlarda , gökyüzüne çevirdi yüzünü, onu asla yalnız bırakmayan ve her daim gülümseyen o mucizevi yıldızlara bakıyordu. Sokaktan anlamadığı dilden sesler çalındı kulağına, gülümsedi. Bir kitap adı gibi: ‘Çılgın Kalabalıktan Uzakta’. Şimdi tekrar  sokağa çıkacaktı ve yeni bir yeri keşfetmenin keyfine varacaktı..
Ece’10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder