10 Haziran 2010 Perşembe

Gün III

Gün'ün gözleri davul gibi olmuştu ağlamaktan. Sabahtan yapacağı bir sürü iş vardı ama nafile, Gece'nin gidişi mahvetmişti onu, zaten sevdiği adam her gün bir darbe vururken güvendiği tek şey de ellerinin arasından kayıp gitmişti. Her ne kadar ardından bağırıp çağırsa da çok seviyordu Gece'yi ve şimdi dayanak olabilecek tek fikir her an geri dönebilme ihtimaliydi. Kendine bile zor itiraf ediyordu ama Gece bu kadar güçlü olduğu için hep kıskanmıştı onu ve böyle kaçıp gitmesine sebep olabilecek kadar üzülmesine hem şaşırıyor hem de bir an evvel bu ruh halinden sıyrılıp yine Gün'e destek olmasını beklemekten kendini alamıyordu.
Gün hep bencil olmuştu, hep en beğenilen en arzu edilen olmuştu. Öyle ışıltılıydı ki her tanıştığı erkekte muhakkak bir iz bırakıyordu. Sevmeyen asla sevemezdi ama bir kere sevdiler mi bir daha vazgeçemezlerdi.. Gün sadece aşık olduğunda cesurdu, en büyük çılgınlıkları aşıkken yapardı, onun dışında sinir edecek kadar korkardı herşeyden. Savunmasızdı aslında.. Gece onun bu yanını hep kapatırdı. Gece adeta Gün'ü darbelere karşı koruyan bir kalkandı.
Gün aynaya baktı, gözlerinin ta içine doğru, 'ne yapabilirim şimdi acaba?' diye düşündü. Tüm enerjisini diğer arkadaşlarına verip kendini avutamıyordu artık eskisi gibi ama yalnız kalmaya da cesareti yoktu. 'En iyisi uyku ilacı alıp bugünü uyuyarak geçirmek' dedi. Gece olsa kızardı böyle söylediği için, kaşlarını çatar ve başına gelen bütün kötü şeyleri yüzüne haykırarak yüzleşmesini ve böylece çare aramaya başlamasını sağlardı. Lakin şimdi buna gücü yetmezdi. Koskoca yatağın bir ucuna ilişiverdi. Tostoparlak etti vücudunu, gözleri ağırlaşıyordu işte, en azından düşler dünyasında mutlu şeyler görme ihtimali vardı.. Uykuya dalmadan hemen önce telefonun çaldığını duyar gibi oldu ama kalkıp bakmaya mecali yoktu..
Ece'10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder