25 Mayıs 2010 Salı

Karanlık

Şafak sökerken ve o saatte daha da nankörleşen uykuyu yakalamak için var gücümle kıvranırken kulağıma çalınan bir şarkıyla giriverdin odama usulca. Tam kurtuldum derken, tam aydınlanırken odam kör karanlıklara boğuldum çaresizce. Bir çocuğa aşık olmanın cezası bu adım gibi biliyorum. Hayır artık alıkoymuyorum kendimi, ruhuma salık verdim, dilediği kadar acı çekebilir. Bir kaç araba geçiyor sokaktan, şarkıyı duymama bir müddet engel oluyorlar, derin bir nefes alıp dinlemeye devam ediyorum. Anılar peşimi bırakmıyor, bir barın duvarına sıkıştırılmış o komik notta yakalıyor bazen, bazen de bir kolyede.
Nasıl ki nehrin çağlayarak akmasına mani olamıyorsa taşlar, ben orada öylece dururken hayatta akıp gidiyor omuzlarımı yalayarak. Suya bakıyorum, belki bir gün çok kuvvetli akar da taşları söker yerinden ve beraberinde götürür gittiği yerlere.
Ece'10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder