27 Mayıs 2010 Perşembe

Maskeli Balo

Neden gülüyorum ben böyle? Demek acılar da üst üste geldiğinde zevk vermeye başlayabiliyormuş.. Yoksa delirme alametleri mi bunlar? Belki de mazoşist yanımı keşfetmek üzereyim. Daha ne olabilir ki diye merak ettikçe birileri merakımı gidermek istercesine önüme yeni çıkmaz sokaklar çıkarıyor. Bir canavara dönüşüyormuş gibi hissediyorum. Şehri ele geçirmeye karar verdim. Kendilerini korumaya çalışan zavallı insanlar, bir yandan kaçıyorlar bir yandan da ellerine ne geçirirlerse bana fırlatıyorlar. Ancak ben öylesine mel'un bir canavar oluyorum ki onların her yaptığı gücüme güç katıyor. Gel gelelim ben yine de korkulan değil sevilen olmayı yeğliyorum yüzsüzce.. Ne tuhaftır ki insanlar büyük ve güçlü şeyleri sevemiyorlar, öyle yürekli değiller..
Bir fırtınanın içinde savrulup duruyorum, her yerim kan revan içinde, belki az sonra bayılırım.. Benimle birlikte fırtına da savrulan insanlar da var, seslerini duyuyorum ama suretlerini görmenin imkanı yok. Fırtına dindiğinde ölür müyüm yoksa beni fırlattığı yerde bir zaman sonra ayılıp yaralarımı sarmaya mı başlarım henüz bunu kestirmesi güç..
Dolapta ne çok maske saklıyormuşum meğer, aylardır her gün başka bir tanesini takıp çıktım sokağa. Şimdi hepsi eskidi, hurçlara doldurup sakladım, hem galiba artık onlara ihtiyacım da kalmadı.
Ece'10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder