19 Mayıs 2010 Çarşamba

Jojo

Gülünden sorumlu olmak kolay değil. Belki dünyayı gezip dolaşman gerek O'nun değerini anlamak için. Belki O'nu tamamen kaybettiğini anlamak..
Çok üzülmüştü Jojo, annesi hala uyuyordu o geldiği sırada. Sabahın kör karanlığında uyanmış, köpeğiyle kırlarda ufak bir gezintiye çıkmıştı. Çok yakınlarında terkedilmiş bir köy vardı, orası Jojo ve köpeği Dimo'nun oyun alanıydı. Mağaraların, ağaçların olduğu bir köy. Bir kaç hafta önce büyük amcalar sular altında kalacağını salık vererek sakinlerinin orayı boşaltması gerektiğini bildirmişti. Jojo ise o zamandan beri bir değişiklik farkedememiş, bunun büyük şans olduğunu düşünerek orayı kendine yer etmişti. O sabah gittiğindeyse suların gözle görülür miktarda yükseldiğini gördü zavallı Jojo ve hayalleri paramparça oldu. Yine de bir parça ümit besleyerek yarın tekrar gelmeye karar verdi. Eve dönünce mışıl mışıl uyuyan annesinin yanına bir yumak gibi kıvrıldı Jojo. Annesi uyandı, gözlerinin kıpkırmızı olduğunu görünce sordu ona neler olduğunu.. Herşeyi anlattı annesine. Annesinin yüzünde ufak bir gülümseme gördü ve sinirlendi Jojo: 'Ben sana kaybettiğim şeylerden bahsediyorum, sen ise gülüyorsun. Haksızlık bu!' dedi ve bi hışım çıktı odadan. Çimenlerin üstüne attı kendini, bağdaş kurup oturdu, yüzünden mutsuzluk akıyordu. Annesi de ona güzel bir kahvaltı hazırlayıp telaşsızca yemesi için bir tepsiyle sokuldu yanına ve konuşmaya başladı: 'Güzel kızım, Jojo'm, seni öyle iyi anlıyorum ki.. Bende senin yaşında böyle bir kayıp yaşamıştım. İnsan bazı şeyleri kaybettiğinde ardından güzel bir şeyler gelebileceğini düşünemiyor bile. Düşünsene bir, su da neler yaşar? Binlerce çeşitli canlı yaşar suyun içinde; balıklar, böcekler, bitkiler.. Oysa sen bunların yaratacağı zenginliğin hayalini kurmak yerine kupkuru mağaralar için endişe ediyorsun. Şimdi güzelce kahvaltını et ve söylediklerimi düşün.' Jojo o günü kahvaltıdan sonra da orada oturarak geçirdi. Ertesi sabah Dimo'yu önüne katarak ıssız köyü tekrar ziyaret etti. Ancak gördüğü tek şey suyun daha da yükseldiği oldu. Sonrasında uzunca bir zaman o tarafa yolu hiç düşmedi. Bir kaç ay sonra tüm cesaretini toplayıp annesinin söylediklerine de tamamen hak vermiş olarak yine gitti köye. Şimdi pırıl pırıl bir su görüyordu karşısında. Minicik ve rengarenk balıklar yüzüyordu içinde. Daha önce görmediği ve biçimlerine hayran kaldığı bir sürü canlı vardı. Jojo'nun yüzü aydınlandı birden. Burada öğreneceği pek çok yenilik vardı. Koşarak eve döndü ve annesinin boynuna atladı heyecanla ve anlatmaya başladı gördüklerini bir bir.
Ece'10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder